Sayın VARDAR sohbetimize hoş geldiniz. Bize biraz kendinizi tanıtabilir misiniz? Hangi okullardan mezun oldunuz? Hangi eğitimleri aldınız?

– Merhabalar; öncelikle değerli köşenize davet edildiğim için teşekkür ederim. İstanbul ve Ankara Kız Liseleri, ardından ODTÜ Fen-Edebiyat Kimya Bölümü Mezunuyum.

İş hayatına bir profesyonel olarak başladığınızı biliyoruz; Uluslararası büyük bir gurubun Türkiye’deki şirketinde çalışmaya başladınız. Hem de mesleğiniz olan kimya alanında. İlk izlenimleriniz neler oldu?

– Tüm kariyerimde -olumlu etkisiyle- en büyük avantajım teknik kadroda başlamam oldu. Önce genel araştırma-geliştirme gurubunda ve sonrasında Yağ kimyasalları -ki ağırlıkla kozmetik ve temizlik ürünlerini kapsıyordu- uygulama uzmanı olarak oldukça keyifle teknik donanım kazandım.

İlk göreviniz Araştırma ve Geliştirme departmanında olmuş; bize biraz o günkü deneyimlerinizden ve kazanımlarınızdan söz edebilir misiniz? Böyle bir departmanda başlamanız sizce faydalı oldu mu?

– Özellikle o zaman diliminde bu daha önemli bir avantaj sağladı. Çünkü ülkemizde ithalatın kotalarla sınırlandığı dönemde yerli kaynaklar araştırıp, onların ıslahında fonksiyon kazanarak ve başka şartlarda daha zor içine gireceğimiz endüstri alanlarında ortak çalışma imkanı açıldı. Yeni ürünler ve/veya ikamelerle denemelere gidiyorduk, meraklı biri için bulunmaz bir ortamdı.

Şirketiniz sizi yurtdışı eğitimlere gönderdi mi? İlk eğitimleri aldığınızda. Kimya sektöründeki Yurtdışı pazarları ile Türkiye’yi karşılaştırdınız mı? İlk fark ettiğiniz şeyler neler oldu?

– İlk üç yılın ardından yoğun eğitim programları ile desteklendim. Yurtdışının sistematiğini benimserken kendi esnekliğimiz ve pratik yaklaşım özelliğimiz ile sentezleyerek bir sinerji yakaladığımızı ve hatta yurtdışında da özellikli bir yer kazandığımızı düşünüyorum. Türkiye bacağı olarak özerkliğimiz alanında çok yol katedebildik. Bazı ihracat pazarları merkezden bize devroldu.

Türkiye’deki kimya sektörünün sizin başladığınız dönemle, bugün arasında bir karşılaştırma yapmanızı istesek, neler söylemek istersiniz?

– Bugün elbette iletişim, teknolojiye erişim, genel imkanlar ve çalışanların eğitim seviyeleri daha ileri noktalarda… Ancak “Lüks tüketim toplumuna dönüşümle körüklenen konformizm beslenip, daha heyecansız ve rutin bir çalışma atmosferimi doğurdu?’’ diye düşünüyorum. Krizden sonra yeniden başlarken; değişen koşul ve değerler, bireyselliğin yaratıcı tarafını ortaya çıkarıp yeniden daha kişisel tatmini vurgulayan daha mutlu bir iş hayatına doğru gelişimi getirecektir diye düşünüyorum.
Kendi özelimizde de ise son 15 yılda kimyasal portföye esans eklendi ve işin gustosuna çok şey kattı. Bu alanda daha estetik fikir ve insiyatif kullanım şansı heyecanımızı artırdı.

Uzun yıllar uluslar arası bir şirkette çalıştıktan sonra kendi işinizi kurmaya nasıl karar verdiniz?

– Ayrılırken bu konuda bir kararım yoktu doğrusu hatta biraz ara da verdim. Bu sektörde daha gelişmiş bir firma olmaması beni profesyonel devamımda zorladı ve 1996’da Gümrük birliği anlaşmaları dış üreticileri iç pazarda taze kan yeni partnerler aramaya yönlendirdi. Ve bu vesile ile bana teklif ve teşvik dış firmalardan geldi.
Bu arada hep ilgimi çeken esans konusuna eğilip önce eğitim aldım ve farklı pazarlama fikirleri ile iç piyasada ilk sıralarda hizmet sunumunu gerçekleştirdik. Ürünlerin son imzası olarak esans işi bize ciddi ivme kazandırdı.

Kendi işinizi kurarken ilk karşılaştığınız zorluklar neler oldu? Aynı günlere geri dönseniz, neleri farklı yapmak isterdiniz?

– Bilmek ve bilincinde olmak ayrı şeylerdir söyleminin anlamını kavradım. Güçlü bir zincirde halka iken öğrendiklerimi bireysel girişimde uygulamaya kalkınca kendimi çok geliştirme ve bunları işin harcına katma mecburiyeti ve aynı zamanda imkânı doğdu. Bu yeni döneme kendimi ,hayatı ve burada profesyonelliği kavrama anlamında çok şey borçluyum. Ara vermek tekrar başlamayı zorlaştırdı, ama dostlarımın desteğini fark etme olanağı verdi aynı zamanda. Hiçbir şeyi farklı yapardım demeyeceğim, her adım yeni tecrübeler kazandırdı ve amacıma uygun gelişmeyi sağlayabildim. En güzeli harika ekiplerle çalışmanın keyfi oldu. Belki esans işine çok önceleri eğilseymişim diyebilirim, hâlâ en çok heyecanı orada duyuyoruz çünkü.

Dünya kimya sektörü için Türkiye nerede ve siz önümüzdeki yıllarda nasıl gelişmeler bekliyorsunuz?

– Kimya sektörü son birkaç yıldır duraksamaya girmiş ve özellikle yoğun şirket evlilikleri ve satın alma yoluyla birleşmelerle kütleleşmiş görünüyor. Ancak günlük yaşamda kimyasalların rolü düşünüldüğünde gelişme kaçınılmaz, bunun yaratıcı fikirlere açık küçük ve orta çaplı firmalar tarafından ve daha natürel bazlı, çevreci bir yaklaşımla olacağını sanıyorum.

Uluslar arası pazarda şirketler alınıp satılıyor. Kimya sektöründe de böyle satın almalar var mı? Kimya sektörü ve ülkelerdeki temsilciler bundan nasıl etkileniyorlar?

– Kimya sektöründe de bu yoğun, özellikle ‘’Komodity’’ ürünlerde (Harcıalem kalemler diyebiliriz) fiyat baskıları üretimin verimini artırmak için bu bloklaşmayı gerekli kılıyor.Ama daha önce değindiğim gibi buradan açığa çıkacak işgücü daha yaratıcı alanlar yaratıp özgürce ve daha esnek-hızlı kararlar alabilecek çapta firmalarla yeni bir akım oluşturmak zorunda.
Temsilciler de bunca şeffaflaşan dünyada daha fonksiyonel rollere kaymak zorunda ve katma değer yaratmaya yönelmeli yoksa her hammadde internet yoluyla ulaşımda iken, daralma kaçınılmaz .

Konumuz “Pazarlama” olduğuna göre, şirketinizde nasıl pazarlama faaliyetleri yapıyorsunuz?

– Her zaman teknikten kaynak alarak, yeni fikirlerle proje partneri rolünü doğru oynayarak, güvenilir ve ayrıcalıklı bir konuma yerleşmeyi hedefliyoruz. Bu sürekli gelişim, eğitim ve yatırım ayrıca sık sık beyin fırtınası gerektiren zor, ama bir o kadar zevkli bir çalışma tarzı oluşturdu bizim için.
Örneğin esans sunarken sadece hammadde değil, yanı sıra pazar trendi yani moda, yenilik, çeşitlilik vb. geniş çaplı bir bakışla servis vermelisiniz ve her an gelişmeleri takip edip hatta geleceğin projeksiyonunu yapabilmelisiniz.
Sihirli sözcük “Tailor-made‘’ çalışma yapabilecek yeterliği sağlamak. (Terzinin kişiye özel ölçü alması gibi, özel çalışma)

Gelecek ile ilgili planlarınız nelerdir?

– Özellikle esans konusunda yoğunlaşmayı planlıyoruz. Bu konuda daha detaylı ve heyecan veren planlarımız biraz da mevcut ekonomik konjunktürün takvimine bakarak gelişecektir. Mevcut birikimi de aktarmayı en iyi şekilde yürütmek de ayrıca paralel yürüyen misyonumuzdur.

Son olarak kimya sektöründe çalışanlar için ne gibi önerileriniz olabilir ve kendi işini kurmak isteyen girişimcilere neler söylemek istersiniz?

– İlgi alanlarındaki ürünü merak etmelerini ve müşteriye daha yakın durmalarını öneririm. Bu iki anahtar yolun diğer kısmına giden kapıları açacaktır.
Girişimcilik konusunda ne kadar otorite olduğum tartışılır ama benim yolum; ele alınan işi en iyi şekilde neticelendirecek detaycılığı ve hesabını şaşmadan yürütme tercihini içeriyor. Bunu iyi kontrol kriterleri içinde özgür ruhla, ortak hedefe yönelik çalışan ve ortaya çıkan başarıyı paylaşan bir takım ile yürütebilmek işin en keyifli ve verimli kısmı.

Çok teşekkür ederiz.

Söyleşiyi yapan: Hakan Okay, Nisan 2009