Okul ve üniversiteler, meslek edinmek için birer araçtır, ancak ne yazık ki son 10 yılda amaç haline gelmiştir. Özellikle sosyal branşlarda üniversiteler diploma verir, ancak meslek vermez. Bir mesleği yapabilmek için, o mesleğin tüm inceliklerini okumak ve öğrenmek gerekir. Okullar bir takım teorik kuramları öğretir, ancak iş dünyasından ve gerçek yaşamdan bazı şeyleri yeteri kadar veremez. Okullarda öğrenilenler bazen iş dünyasında uygulanamaz bazen de çoktan modası bile geçmiştir.

Özellikle son 20 yılda pratik hayatta o kadar çok şey değişti ki, bu nedenle akademik bilgiler bazen geriden gelmektedir. Hatta gerçek iş yaşamında akademik olarak öğretilenlerden çok farklı uygulamaların yapıldığı gözlemlenmektedir. Yükseköğretim döneminde öğrencilerin büyük bir kısmının, sadece okuldan önerilen kitapları okuduklarını ve kendilerini geliştirmek yönünde çok fazla gayret etmedikleri bilinmektedir.

Oysa bu dönem bir yükseköğretim öğrencisinin kendini mesleğine veya ileride yapmak istediklerine en iyi hazırlayabileceği bir dönemdir. Son sınıfa geldiklerinde, iş bulmak veya bir sektörde çalışmak konusunda endişeler ve telâşlar başlamaktadır. Ama açıkça söylemek gerekirse, bu aşamada birazcık da geç kalındığını ifade etsek yanlış olmaz. Yükseköğrenim süresince ileride yapılması planlanan meslek ve iş kolu konusunda mutlaka araştırma, internet taraması yapılmalı ve tabii ki alan ile ilgili kitaplar okunmalıdır.

Bireyin sadece üniversite döneminde değil, hayat boyu kendini geliştirecek en önemli kaynak, kuşkusuz kitaplardır. İnternette yayınlanan bilgilerin doğruluğundan endişe edilebilir, ancak araştırmalara ve gerçek kaynaklara dayanılarak yazılmış kitapların çok daha faydalı olacağı tartışma götürmez.

Günümüzde eskisine oranla çok daha fazla kaynak ve kitap bulunmaktadır. Buna rağmen aşağıda vereceğim bilgileri değerlendirdiğimizde ülkemizde kitap okuma oranının azaldığını görmekteyiz.

Kitap fiyatlarının yüksek olduğu bir gerçek ancak kitaplara ücretsiz erişilebilecek kütüphaneler mevcuttur.

Peki, Türkiye’de kütüphaneler ne kadar kullanılıyor?

Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıkladığı kütüphane istatistiklerine göre, 2014 yılında resmi okul, özel okul ve özel kurslarda bulunan kütüphanelerden 2.899 adedi çeşitli nedenlerle kapandı. Türkiye’de kütüphane sayısı bir önceki yıla göre %9,4 azalarak 27.948 adede geriledi. Bu sayıya 1 milli kütüphane, 1.121 halk kütüphanesi ve 559 üniversite kütüphanesi de dahildir.

77 milyon nüfusa sahip ülkemizde milli kütüphanenin üye sayısı 28.356, halk kütüphanelerinin üye sayısı 1.209.766 ve üniversite kütüphanelerinin üye sayısı 3.870.112 kişi. (1)

Yapılan araştırmalarda Türkiye’de ihtiyaç maddeleri sıralamasında kitap 235. sırada yer almaktadır.

Japonya’da toplumun %14’ü, ABD’de %12’si, İngiltere ve Fransa’da %21’i düzenli kitap okurken, Türkiye’de sadece on binde bir kişi düzenli kitap okumaktadır.
Türkiye’de günde ortalama 5 saat TV seyredilirken, kitap okumaya yılda sadece 6 saat ayrılmaktadır.

8 milyon nüfusa sahip Azerbeycan’da kitaplar ortalama 100.000 tirajla basılırken, 77 milyon nüfusa sahip Türkiye’de bu rakam 2.000 – 4.000 dolaylarında.
Birleşmiş Milletlerin insani gelişim raporunda ülkeler kitap okuma oranına göre dizilmiş listede Türkiye 86. Sırada yer aldı.
Son 5 yılda Anadolu’da 10.000’in üzerinde kitapçı kapandı. (2)

Kimse “İnternet yaygınlaştı, e-kitaplar okunuyor” demesin, internette ağırlıklı olarak sosyal medya takip edildiğini ve gazete okunduğunu biliyoruz.
Ekteki “Dünya Kitap Üretimi ve Kitap Okuma Oranları”nı gösteren haritaya bir göz atmanızı rica ederim. Türkiye’nin de içinde bulunduğu en düşük orana sahip (% 0,9) ve en koyu renkle gösterilmiş bölgeyi hemen fark edeceksiniz. (3)

Peki, durum böyle ise, gençlerimizi geleceğe nasıl hazırlayacağız? Türkiye’den bilim adamı, yönetici veya konusunda uzmanlaşmış ve dünyaca bilinen bireyleri nasıl yetiştireceğiz? Yeni girişimciler nasıl yetişecek? İşi bir önceki nesilden devralan yeni nesil girişimciler dünya şirketleri ile nasıl rekabet edecek? Kitabı sevmeyen bir toplum nasıl kalkınacak? Dünya ile yarışacak fikir liderlerini nasıl yetiştireceğiz? Ekonomik kalkınmamıza destek verecek inovatif fikirleri nasıl üreteceğiz? Yeni fikirleri nasıl hayata geçireceğiz?

Bu sorulara yüzlerce yanıt verilebilir, ama ben işletmeler açısından bazı fikirler vermek isterim, çünkü güçlü KOBİ veya büyük işletmelerin çalışanlarına yönelik bazı girişimleri, hem kendi personellerinin yetişmesi hem de ileriye yönelik kalifiye elemanların işletmelere gelmesi açısından faydalı olacaktır. Üstelik bu küçük girişimler işletmelere maddi olarak büyük bir yük getirmeyeceği gibi, sosyal sorumluluk anlamında bu tip girişimler yaptıkları için, işletmelerin değerlerini artıracaktır:

1) İşletme içine minik bir kütüphane oluşturulabilir. Bu kütüphaneye faaliyet gösterilen iş alanına uygun kitaplar tedarik edilebilir.

2) İşletmenin faaliyet gösterdiği alanda yazılmış sektörel kitap, dergi ve broşürler toplanıp, bir arşiv oluşturulabilir. Bu arşiv yeni işe başlayan personel için de çok faydalı bir kaynak olacaktır.

3) İş alanların performans kriterlerine bu kütüphaneden alıp okudukları kitapların sayısı dahil edilebilir. Yani çok kitap okuyan bir çalışanın alacağı prim veya ikramiye arttırılabilir.

4) Kitap anlatım etkinlikleri düzenlenebilir. Her hafta yarım saat sürecek bir sosyal faaliyette, bir kitabı okuyan çalışan, diğer mesai arkadaşlarına kitabı anlatır ve özetler.

5) Evlerde okunmuş kitaplar toplanır ve kütüphaneye dizilir. İhtiyacı olan çalışanlar veya çocukları bu kitaplardan istifade edebilir. Bunun için bir liste yayınlamak çok iyi olacaktır.

6) Okul açılışlarında, yılbaşlarında veya çocuk bayramlarında çalışanların çocuklarına kitap hediye edilebilir.

7) Kütüphanede fazla olan veya çalışanlardan gelen aynı tip kitaplar civarda ihtiyacı olan okullara bağışlanabilir.

8) Başarı gösteren çalışanlara ödül olarak kitap hediye edilebilir.

9) Çevrede bulunan üniversite veya meslek yüksekokullarından öğretim üyeleri davet edilerek, çeşitli konularda seminerler düzenlenebilir. Bu seminerlerde kitap önerilerinde bulunulabilir.

Ülkemizin geleceği açısından nitelikli elemanlar yetiştirmek ve kitap okuma alışkanlığını arttırmak için, işletmelerin de yapacakları destekler çok değerli olacaktır.

Geleceğin büyük hamleleri, bugün atılan küçük bir adımla başlar…

Kaynakça
(1) http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/29742483.asp
(2) http://www.farklibirbakis.com/dunyada-en-az-kitap-okuyan-ulkeler-arasinda-yer-aliyoruz/
(3) http://www.farklibirbakis.com/wp-content/uploads/2013/01/dunya-kultur-kitap-okuma-haritasi.jpg

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir